Ana içeriğe atla

İLK ŞİİRLER'DEN / ''BİR DAMAR''

BİR DAMAR




Irmak boyu güzelliklerle çalkanıyor gençlik

Yârin böğründen kanatlanan ihanet kuşlarının

Sabaha varmadan biten bir şarkının ucunda

Çağıltısı duyuluyor

İltica edince ben

Göklerin ağırlığından kurtuluyor bir çocuk

Yarılıyor bir kadının duasından denizler

Mezarlarda çoğalan o ateşten kadınlarla ritmik kalp atışlarını

Çocukluk çağlarının çarkıyla kırıp

Çarpıştırıyor

Kundurası pörsük

Denizin tokmaklarıyla sağır

Şehrin savruk çehresinde bir damar buluyor kendine

Kan taşı çocuk dansı…

Sürgün kendine

Batakhanelerden söküp getirdiği karanlık

Rüşvet veriyor

Bir kadın tutup ellerini denizlerin eliyle

Yontmaya başlıyor

Çağın tazyikinden kaçarak kurtulup

Yüzünü bir harfin çağlayanına tutuyor

Eklemyerlerinden üreyen bir aşkın çılgın uzantısında

Şarkısı yarım kalıyor.



(Mustafa Celep, Yedi İklim Dergisi, sayı: 125, Ağustos 2000)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR HAYKIRIŞ KÖKLERİNE DOĞRU YÜRÜDÜĞÜNDE / Mustafa CELEP

Toprağı geçince beni göreceksin elimde bir cıgara Sıkılmış bir yumruk yükseldiğinde yiğitçe Bir haykırış köklerine doğru yürüdüğünde Bir ihtimal lokantadan dönüyordur bir adam yüzü siyah ve diri Bir ihtimal sahilden hikâyeler toplamıştır bir yazar Bir ihtimal adamından çiçekler toplamıştır bir kadın demet demet ve kara Bir ihtimal uçaklarla bombalanmıştır bir şehir ey derim ne acıdır o şehir Bir ihtimal toprağında cesetler toplu mezarlar saklıyordur ey kimseniz onlar Evet onlarla dünya daha bir sıkıntılı, boğuk ve savruk Bir ihtimal mi değil mi onlar da kara toprağı görecektir. (Şiirin tamamı Papirüs Ocak-Şubat 8. Sayıda, Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2013'te..)

DÜNYABİZİM / SORUŞTURMA

Enes MALİKOĞLU SORUŞTURMA 1. Şiir yazmaya ne zaman başladınız? Klasik şair sorusu olarak algılamayın lütfen bunu? Bir an var mı mesela? Bir gün İsmet Özel'in Yıkılma Sakın şiirini okurken bir ışık yanar ilham gelir ve evet! dersin alırsın ilk şiirini yazarsın? Var mı böyle bir başlangıç anı? 2.Çevreniz sizin şair olduğunuzu biliyor mu? mesela az çok edebiyat ortamında tanındığınızı falan. Belki anne-baba-eş biliyordur ama diğer akrabalar, okul-iş çevresi mesela nasıl tepki veriyorlar önemsiyorlar mı? Yoksa en son bildiği şair olan Mehmet Akif veya Nazım Hikmet'ten dizeler okuyup sana nasihat mi ediyor,"bu da şiir mi?" babında? 3.Bu soru biraz klişe evet itiraf edeyim ama insanların en merak ettiği soru bu! şairler de itiraf edemiyor ama bu soruya onlar da cevap vermeyi seviyor: Nasıl yazıyorsunuz? İlhama inanıyor musunuz mesela? Şaire göre acayip değişiyor bu Cahit Zarifoğlu inanmıyor mesela ilhama; her oturduğunda kağıdın başına bir şeyler yazabiliyor. Sizin yaz...

Soruşturma, dünyabizim, mustafa celep

Mustafa Celep: “Belirleyici olan dergilerdir” İnternetin dergilerin asaletine, onurlu duruşuna bir halel getirdiğini söylemek mümkün değil. Çünkü çıkan dergilerin bünyesinde somut olarak bir insan, dolayısıyla bir yazar şahsiyeti yer alır. Dergilerin sonunu ilan etmek, sanal yani sahte gerçekliğin hükümranlığını kabullenmek anlamına gelir. Maruz kaldığımız sanalite yanıltıcı da olsa bu sanal ve oldukça illüzyonist gerçeği de, gündelik hayatımızın birçok alanını işgal eden etkisini ve olumlu-olumsuz tüm yönleriyle muhaberatı kolaylaştıran taraflarıyla görmezden gelemeyiz. Gerçek bir şair, sahici bir yazar, sanaliteye yenik düşmez. İnterneti, bir paylaşım ve duyuru vesilesi kılabiliriz. Zaten olan da budur. Tüm zamanlarımızı sanaliteye hasretmek de bir hastalık türüdür. İnterneti nasıl kullandığımız ve bizi internetin kullandığına dair ayık bir bilince sahip değilsek, idraksizliğin tavan yaptığı zamanlardayız demekteyiz. Pekala, internet de insanı kullanabilir. İşte ...