Ana içeriğe atla

Ali Emre'nin Şiiri/Kertenkele 27/Mustafa Nurullah Celep

ALİ EMRE ŞİİRİNİN İDEOLOJİK BİLEŞENLERİ:
YERYÜZÜNE DAĞILAN ŞİİRLER ÜZERİNE NOTLAR

Güncelin yakınında seyreden, güncel siyasete dair göndermeleri olan bir şiir yazıyor Ali Emre. Okur Kitaplığından çıkan son şiir kitabı Yeryüzüne Dağılan* Şiirleriyle bu dışbükey siyaseti daha bir duyurduğunu düşünüyorum Emre’nin. Yeryüzüne Dağılan Şiirler, bünyesinde barındırdığı yoğun, dışrak enerjisiyle önemli bir şiirsel toplamdır benim gözümde. Önemli olduğu için de -dostane duygulardan uzak- eserin dışrak enerjisinin yayılımına dair düştüğümüz notları paylaşmayı, okurun ve diğer şairlerin de bu paylaşımdan kendi duygu ve düşünce dünyalarına yönelik bizce de mühimsenebilecek katkı ve hisse payları alacağını umuyoruz.


Evvelen yazımızın başındaki yargımızı açalım: Ali Emre’nin şiir algısı, bu eserde çokluk dış dünyaya ayarlı, dış gerçekliği temel alan bir şiirsel ve düşünsel zemin üzerinde yükselir. Bu zeminin yapıtaşları aşk, devrim ve özgürlük duygusudur. Ali Emre’nin şiir kulağı aşk ve devrimden yana çalışır. Özgürlük, siyasi baskı biçimini alan rejim algısından kurtuluşu imler, bunun yanında özgürlüğün bir diğer yönü ise esaret altındaki Müslüman toprakların işgalinden kurtulmanın şiirsel işaretlerini taşır. Ali Emre, şiirsel-eleştirel-estetik gereçlerini bu yapıtaşlarıyla sarıp sarmalar, bir düzene (mısra düzeni), bir biçime (dolukmuş, sert, sarsıcı bir söyleyiş biçimi), bir biçeme (yüksek sesle özgürlüğe vurgulu eleştirel ses), bir anlama (zulme rıza göstermeyen muhalefet) kavuşturur.

(devamı kertenkele edebiyat'ın 27. sayısındadır.)

http://kertenkeleedebiyat.blogspot.com.tr/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR HAYKIRIŞ KÖKLERİNE DOĞRU YÜRÜDÜĞÜNDE / Mustafa CELEP

Toprağı geçince beni göreceksin elimde bir cıgara Sıkılmış bir yumruk yükseldiğinde yiğitçe Bir haykırış köklerine doğru yürüdüğünde Bir ihtimal lokantadan dönüyordur bir adam yüzü siyah ve diri Bir ihtimal sahilden hikâyeler toplamıştır bir yazar Bir ihtimal adamından çiçekler toplamıştır bir kadın demet demet ve kara Bir ihtimal uçaklarla bombalanmıştır bir şehir ey derim ne acıdır o şehir Bir ihtimal toprağında cesetler toplu mezarlar saklıyordur ey kimseniz onlar Evet onlarla dünya daha bir sıkıntılı, boğuk ve savruk Bir ihtimal mi değil mi onlar da kara toprağı görecektir. (Şiirin tamamı Papirüs Ocak-Şubat 8. Sayıda, Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2013'te..)

DÜNYABİZİM / SORUŞTURMA

Enes MALİKOĞLU SORUŞTURMA 1. Şiir yazmaya ne zaman başladınız? Klasik şair sorusu olarak algılamayın lütfen bunu? Bir an var mı mesela? Bir gün İsmet Özel'in Yıkılma Sakın şiirini okurken bir ışık yanar ilham gelir ve evet! dersin alırsın ilk şiirini yazarsın? Var mı böyle bir başlangıç anı? 2.Çevreniz sizin şair olduğunuzu biliyor mu? mesela az çok edebiyat ortamında tanındığınızı falan. Belki anne-baba-eş biliyordur ama diğer akrabalar, okul-iş çevresi mesela nasıl tepki veriyorlar önemsiyorlar mı? Yoksa en son bildiği şair olan Mehmet Akif veya Nazım Hikmet'ten dizeler okuyup sana nasihat mi ediyor,"bu da şiir mi?" babında? 3.Bu soru biraz klişe evet itiraf edeyim ama insanların en merak ettiği soru bu! şairler de itiraf edemiyor ama bu soruya onlar da cevap vermeyi seviyor: Nasıl yazıyorsunuz? İlhama inanıyor musunuz mesela? Şaire göre acayip değişiyor bu Cahit Zarifoğlu inanmıyor mesela ilhama; her oturduğunda kağıdın başına bir şeyler yazabiliyor. Sizin yaz...

İLK ŞİİRLER'DEN / CEHENNEM BAKIŞLI BİR GECE

CEHENNEM BAKIŞLI BİR GECE Soylu bir şairin derin gözleriydi gece Beynimde meşdut şimşekler çakıyordu Arsız bir çocuk gibi bekliyordum sabahı Yâr Bakışlarında gizli bir kıyamet taşıyordu Yüreğimdi o Şerha şerha Hüzün yağıyordu geceye İnceden inceye Ruhumun aristokrat dağları İsyan caddelerindeydi gecenin Yalnızlık Düzgün aşkların ürpertisindeydi/her sabah Melal denizinde akşamın gözleri İçimin gökyüzüne yansıyan Yoksul bakışlı kuşların Serin öpüşleriydi yaşamak Burada Cehennem bakışlı bir gecedir aslında. (Mustafa Celep, Kırağı Şiir Dergisi, 16 Nisan 1997-30 Mayıs 1997, sayı: 26)