Ana içeriğe atla

DEFTERK / SÖYLEŞİ



YAZARLARIMIZ İLE KISA SÖYLEŞİ


1)Nasılsınız?
Hamdolsun iyiyim. Sabrın bir eğitim işi olduğunu anladım. Kendiliğini tamamlamadan savaşamıyorsun.
2) En çok sevdiğiniz ve etkilendiğiniz roman ve yazarı.:
Dosto. Kötü bir etki. Suç ve Ceza.
3) Unutamadığınız bir şiir ve şairi:
Nazım Hikmet. Saman Sarısı.
4) Severek seyrettiğiniz en iyi film:
İlk ve son: Eşkiya.
5) Dinlemekten asla vazgeçemeyeceğiniz bir şarkı veya türkü:
Ahmet Kaya’nın tüm ezgileri.

6) Bugünlerde okuduğunuz kitap:
Cemal Süreya. Toplu Yazılar-1.
7)Takip ettiğiniz edebiyat, kültür ve düşünce dergileri:
Müfredat Kitap, Karagöz, Fayrap, Edebiyat Ortamı, Kertenkele, İkindi Yağmuru, Dergah, Yediiklim, Ücra, Hece, Kitaplık, Değirmen, Karayazı, Mühür, Şiiri Özlüyorum, Az Edebiyat, Aşkar, İskele, Ğ, Eğitim Şart, İstanbul Eğitim ve Kültür Dergisi, İstanbul Bir Nokta, Edep, Şiir Saati, Yazılıkaya, Esrar, Akatalpa, Aşkın E Hali.

8) Tanışamadığınıza üzüldüğünüz bir şahsiyet:
Erdem Bayazıt.
9) Basında her zaman takip ettiğiniz bir köşe yazarı:
Mustafa İslamoğlu ( Özgün Duruş), Yusuf Kaplan (Yeni Şafak) Hakan Albayrak ( Yeni Şafak)
10) Takip ettiğiniz internet siteleri:
dünyabizim, haberkültür, defterk, yerliler, etkinkulis, poetikhars, izdiham, cemaat, sayha, aralıkedebiyat, kısass(hayriye ünal), enesmalikoğlublog, hece, müfredatblog, aykutertuğrulblog, karagözedebiyat, istiklalmarşı derneği, popülistkültür, birnokta, akatalpa, sabitfikir, sanatlog, fayrapblog, haseyinkaracalarblog, vuralkayablog, mustafaburaksezerblog, yitikülke, 8sütun, haberlotus, lütfibergenblog, kitapzen.
11) Kaçırmamaya çalıştığınız televizyon veya radyo programı:
Uzak dursun.
12) Son bir yılda sizi etkileyen haber: 
Bir yıl demeyelim, Muhsin Yazıcıoğu haberi. Kedere akraba kıldı beni. Çok üzgünüm.
13) En çok ne için dua ediyorsunuz?:
Hâlimin hayra çevrilmesi için.
14) Sizi en çok ne korkutur?:
Annemin ölümü.Yitirişler.
15) Kendinize ve herkese yapacağınız ilk tavsiye:
Risk ve cesaret. İnleyen değil, konuşan ol. Yazacağın zaman inanarak yaz, söyleyeceğin zaman tam söyle.

Harun Yardımcı sordu; Mustafa Celep söyledi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR HAYKIRIŞ KÖKLERİNE DOĞRU YÜRÜDÜĞÜNDE / Mustafa CELEP

Toprağı geçince beni göreceksin elimde bir cıgara Sıkılmış bir yumruk yükseldiğinde yiğitçe Bir haykırış köklerine doğru yürüdüğünde Bir ihtimal lokantadan dönüyordur bir adam yüzü siyah ve diri Bir ihtimal sahilden hikâyeler toplamıştır bir yazar Bir ihtimal adamından çiçekler toplamıştır bir kadın demet demet ve kara Bir ihtimal uçaklarla bombalanmıştır bir şehir ey derim ne acıdır o şehir Bir ihtimal toprağında cesetler toplu mezarlar saklıyordur ey kimseniz onlar Evet onlarla dünya daha bir sıkıntılı, boğuk ve savruk Bir ihtimal mi değil mi onlar da kara toprağı görecektir. (Şiirin tamamı Papirüs Ocak-Şubat 8. Sayıda, Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2013'te..)

DÜNYABİZİM / SORUŞTURMA

Enes MALİKOĞLU SORUŞTURMA 1. Şiir yazmaya ne zaman başladınız? Klasik şair sorusu olarak algılamayın lütfen bunu? Bir an var mı mesela? Bir gün İsmet Özel'in Yıkılma Sakın şiirini okurken bir ışık yanar ilham gelir ve evet! dersin alırsın ilk şiirini yazarsın? Var mı böyle bir başlangıç anı? 2.Çevreniz sizin şair olduğunuzu biliyor mu? mesela az çok edebiyat ortamında tanındığınızı falan. Belki anne-baba-eş biliyordur ama diğer akrabalar, okul-iş çevresi mesela nasıl tepki veriyorlar önemsiyorlar mı? Yoksa en son bildiği şair olan Mehmet Akif veya Nazım Hikmet'ten dizeler okuyup sana nasihat mi ediyor,"bu da şiir mi?" babında? 3.Bu soru biraz klişe evet itiraf edeyim ama insanların en merak ettiği soru bu! şairler de itiraf edemiyor ama bu soruya onlar da cevap vermeyi seviyor: Nasıl yazıyorsunuz? İlhama inanıyor musunuz mesela? Şaire göre acayip değişiyor bu Cahit Zarifoğlu inanmıyor mesela ilhama; her oturduğunda kağıdın başına bir şeyler yazabiliyor. Sizin yaz...

Soruşturma, dünyabizim, mustafa celep

Mustafa Celep: “Belirleyici olan dergilerdir” İnternetin dergilerin asaletine, onurlu duruşuna bir halel getirdiğini söylemek mümkün değil. Çünkü çıkan dergilerin bünyesinde somut olarak bir insan, dolayısıyla bir yazar şahsiyeti yer alır. Dergilerin sonunu ilan etmek, sanal yani sahte gerçekliğin hükümranlığını kabullenmek anlamına gelir. Maruz kaldığımız sanalite yanıltıcı da olsa bu sanal ve oldukça illüzyonist gerçeği de, gündelik hayatımızın birçok alanını işgal eden etkisini ve olumlu-olumsuz tüm yönleriyle muhaberatı kolaylaştıran taraflarıyla görmezden gelemeyiz. Gerçek bir şair, sahici bir yazar, sanaliteye yenik düşmez. İnterneti, bir paylaşım ve duyuru vesilesi kılabiliriz. Zaten olan da budur. Tüm zamanlarımızı sanaliteye hasretmek de bir hastalık türüdür. İnterneti nasıl kullandığımız ve bizi internetin kullandığına dair ayık bir bilince sahip değilsek, idraksizliğin tavan yaptığı zamanlardayız demekteyiz. Pekala, internet de insanı kullanabilir. İşte ...