Ana içeriğe atla

''Günümüz Şiirinde Öfke ve Şiddet'' / Ali Emre


''Ali Celep;  cuntacılığın, askeri darbelerin, otoriter rejimlerin doğurduğu şiddete, acılara, öfkelere çeker dikkatimizi “Harp Çantası” başlıklı şiirinde. Tarihin başına namussuz bir külah geçirilmiş, halkın düzeni bozulmuş, günahsız yere birçok insan asılmış, bankalar çoğaldıkça namazlar kazaya bırakılır olmuş, ayılar vatan üstüne post sermiştir. Benzer bir duyarlılık “Battal Gazi Şiiri”ni yazan Mustafa Celep’te de çıkar karşımıza. Bu epik şiirde kanı gümbürdeyen, konuşkan ve şiddete meyyal bir şair özne vardır:

     Dünyaya bir kahraman gerektir dedim
     Canlandı dünya
     Göverdi uç verdi tomurcuklarıyla
     Kanını ortaya koyamıyorsan şiir yazma
     inleyeceksen hiç
     Sızlanacaksan boşuna uğraşıyorsun demektir
     körsündür
     bırak bu işleri
     Kanını kaynatmıyorsa şiir
     fikret okuma Sis mesela
     ki asla ve asla ve asla
     Akif’i anlayamayacaksın
     Yoksulluk biteviye seni sarsmıyorsa.

     Onlar kitap okurken ben yıkılan minareleri düşünüyorum
     Ahıra çevrilen yakılan camileri
     ezan seslerini
     Bunu bi kenara yaz Battal bunun çetelesini tut (13)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR HAYKIRIŞ KÖKLERİNE DOĞRU YÜRÜDÜĞÜNDE / Mustafa CELEP

Toprağı geçince beni göreceksin elimde bir cıgara Sıkılmış bir yumruk yükseldiğinde yiğitçe Bir haykırış köklerine doğru yürüdüğünde Bir ihtimal lokantadan dönüyordur bir adam yüzü siyah ve diri Bir ihtimal sahilden hikâyeler toplamıştır bir yazar Bir ihtimal adamından çiçekler toplamıştır bir kadın demet demet ve kara Bir ihtimal uçaklarla bombalanmıştır bir şehir ey derim ne acıdır o şehir Bir ihtimal toprağında cesetler toplu mezarlar saklıyordur ey kimseniz onlar Evet onlarla dünya daha bir sıkıntılı, boğuk ve savruk Bir ihtimal mi değil mi onlar da kara toprağı görecektir. (Şiirin tamamı Papirüs Ocak-Şubat 8. Sayıda, Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2013'te..)

DÜNYABİZİM / SORUŞTURMA

Enes MALİKOĞLU SORUŞTURMA 1. Şiir yazmaya ne zaman başladınız? Klasik şair sorusu olarak algılamayın lütfen bunu? Bir an var mı mesela? Bir gün İsmet Özel'in Yıkılma Sakın şiirini okurken bir ışık yanar ilham gelir ve evet! dersin alırsın ilk şiirini yazarsın? Var mı böyle bir başlangıç anı? 2.Çevreniz sizin şair olduğunuzu biliyor mu? mesela az çok edebiyat ortamında tanındığınızı falan. Belki anne-baba-eş biliyordur ama diğer akrabalar, okul-iş çevresi mesela nasıl tepki veriyorlar önemsiyorlar mı? Yoksa en son bildiği şair olan Mehmet Akif veya Nazım Hikmet'ten dizeler okuyup sana nasihat mi ediyor,"bu da şiir mi?" babında? 3.Bu soru biraz klişe evet itiraf edeyim ama insanların en merak ettiği soru bu! şairler de itiraf edemiyor ama bu soruya onlar da cevap vermeyi seviyor: Nasıl yazıyorsunuz? İlhama inanıyor musunuz mesela? Şaire göre acayip değişiyor bu Cahit Zarifoğlu inanmıyor mesela ilhama; her oturduğunda kağıdın başına bir şeyler yazabiliyor. Sizin yaz...

İLK ŞİİRLER'DEN / CEHENNEM BAKIŞLI BİR GECE

CEHENNEM BAKIŞLI BİR GECE Soylu bir şairin derin gözleriydi gece Beynimde meşdut şimşekler çakıyordu Arsız bir çocuk gibi bekliyordum sabahı Yâr Bakışlarında gizli bir kıyamet taşıyordu Yüreğimdi o Şerha şerha Hüzün yağıyordu geceye İnceden inceye Ruhumun aristokrat dağları İsyan caddelerindeydi gecenin Yalnızlık Düzgün aşkların ürpertisindeydi/her sabah Melal denizinde akşamın gözleri İçimin gökyüzüne yansıyan Yoksul bakışlı kuşların Serin öpüşleriydi yaşamak Burada Cehennem bakışlı bir gecedir aslında. (Mustafa Celep, Kırağı Şiir Dergisi, 16 Nisan 1997-30 Mayıs 1997, sayı: 26)